Tüm bilim insanları boyut kavramının insanoğlunun sınırlarını zorlayacak zor bir konu olduğunu söylemiştir. Matematikçilerden Riemann, Lobatchewsky, Poincare, Cantor bir taraftan da fizikçilerden Newton, Tesla ve Maxwell. 3 boyutlu dünyamızda 4 ve üzeri boyutları anlamak hem zor hem de çaba gerektirir. Üstüne üstlük bilim dünyası 10. boyutun olduğunu söyleyerek tüm insanlığın kafasında şimşekler çakmasına neden olmuştur. Diğer cisimlerin 4. boyutta ne anlam ifade ettiğini bilmesem de matematiksel olarak bazı nesneleri tartışacağız. 3 boyuta uzay denirken, 4 boyutta nesneleri, cisimleri ya da isimlerini az sonra bahsedeceğimiz şeyleri ( şey kelimesini bir sıfat gibi algılayın ) kapsayan boşluğa hiperuzay diyeceğiz.
Aslında okurun bir takım karşı çıkacağı söylemler olacağından eminim fakat bu konuşacağımız olay zaten çok derin bir konudur. Bu yüzden çok derinlere gitmeyin. Şimdi bir küp düşünün. Kaç boyutludur? Herkesin verdiği cevap 3 boyutlu olacaktır. Peki bu küpü 4 boyuta alalım, nasıl bir şekil olur. Bu nesnenin ismine teserakt ya da hiperküp denilir. Teserakt nesnesini ya da cisimini küpün bir kağıda çiziminin perspektifinin perspektifi olarak ya da 3 boyutlu gölgesi olarak düşünebiliriz. Okurun bu durumda şekiller üzerinden varsayımlar yapması gerektiğini önemle vurguluyoruz.
Anlamamız gereken önemli bir nokta şudur: Bir hipercanlı dünyamıza uzayımızla kesişerek girer. Aslında bu bir kürenin 2 boyutlu bir dünyaya düzlemde kesişerek girmesine benzer. Bizim göreceğimiz şey ise onun kesitleri olacaktır. Bu durumu şu olayla benzetebiliriz. Düşünün ki bir küre var elinizde. Küre düzlemin içinden geçerken biz onun iç içe dairelerden oluştuğunu ve keseceğini biliriz fakat göremeyiz. İşte 2 boyutlu dünyada yaşayanların hiçbir zaman göremeyeceği şey onun derinliğidir. Aynı olay hipercanlı ve bizim 3. boyut için de geçerlidir. Bizler 2 boyuttaki bir nesneyi çekerek 3.boyuta çıkarabiliriz. 2 boyuttaki canlı bu yapılan olayı yok olma biçiminde algılayacaktır. Aynı biçimde hipercanlı da bizim 3. boyuttaki nesneleri boyut atlatarak kendi boyutuna aktarabilir.
Yukarıda anlattığımız olay çok saçma gibi görünse de bir takım matematiksel fizik çalışan bilim insanları bunun için çok detaylı araştırma yapmaktadır. Bir evin krokisi olsun. Oturma odası, mutfak ya da yatak odası… Biz 3 boyutta yaşayanlar o krokideki bir televizyonun nerede olduğunu hemen bulabiliriz. İşte hiperyaratıklar ya da canlılar da bizlerin bulunduğu bir dünyayı bu şekilde görebilmektedir.
Yazının sonunda kafamız iyice karışsa da bilim dünyasının 10. boyut olduğunu iddia etmesi ve üzerinde çalışılması insan beyni tarafından nasıl uğraş vereceğini garip bir şekilde bekliyoruz.